Kırlangıç..! değil "EBABİLLL" miş..
https://www.facebook.com/media/set/?vanity=necati.cavdar&set=a.10156484462722700
.................https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0X3GY3j5pJEY2axe3HaYu8Au8UcqJJe12e3mTZCQHdPHSUtzAmdKLnto7FyN7WyJPl..............
https://www.facebook.com/media/set/?vanity=necati.cavdar&set=a.10156484462722700
.................https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0X3GY3j5pJEY2axe3HaYu8Au8UcqJJe12e3mTZCQHdPHSUtzAmdKLnto7FyN7WyJPl..............
2 Haziran 2018 •
İnsanlar, küme küme sohbette..
, İftarı bekliyor.
Sokaklar çocuk sesleriyle cıvıl cıvıl.
Ezan sesiyle birazdan sukun olacak..
Bazı yerlerde ise akşamın tüllenen kızıllığı çökmek üzereyken
Ebem kuşağı; nur içinde nur halesi gibi..
..............
Kırlangıçlar..
Her zaman kendine has sesler çıkararak
birer ikişer uçarak ateta akşamı karşılayanları selamlayan kırlangıçların bu defa toplu bir şekilde ordan oraya uçmaları dikkatimizi çekiyor.
Makinaya sarılıp, resim yakalamaya çalışıyoruz..
Gökte nurlar
Kalplerde surur
İftarı bekleşenler
sen şakrak çocuklar
Cevalan eden kuşlar
Belkide oruç budur
.............
Daha önce belirtmiştik.
Ahimesut /Alsancak’da Ecevit ile Erbakan’ın oturduğu binalar arasında kalan apartmanda misafiriz..
Saat 11 civarında..
Teravihden dönerken Ecevit’in binadaki balkonda çocuklar aşağı bakarak
“Kedi , fareyi yakaladı..Yiyor..Yiyecek” gibi laflar ediyor..
Oralı olmayıp, mahalle bakkalımız Hayrettin Erek’e uğruyoruz..
Çeşitli konularda muhabbet ederken komşularda gelip, sahbetin koyulaşmasına sebeb oluyor..
Epey zaman geçtikten sonra istirahat için veda ediyoruz.
Yine Bala Avşar’dan Ecevit Durmuş’un bina önünden geçerken bu defa çöp atmak için inen çocuklar; yukardan bakanlara
“ Kedilerin yemek istediği fare değil, kuş” diyerek hemde yeminle yukardan bakanları ikna etmeye çalışması dikkatimiz çekiyor.
Hani nerde , nasıl derken.
“İşte, buradalar” diye bina bahçesini gösteriyor.
Yüksek duvardan baktığımızda mahalleyi parselleyerek kendilerine alan oluşturan kedilerden ikisi karşılıklı geçmişler, zar zor belli olan siyah bir cisime pusu kurmuş, kapmak için bekleşiyor.
Kedinin biri bazen ağzı bazen de ayağı ile saldırıyor.
O cisim hareket ettikçe, çırpındıkça ağzından bırakıp kaçıyor..
Gece karanlığnda fazla da belirgin olmayan cismin şekli hemen akşam toplu uçan kırlangıçları hatırlatıyor..
Kurtarmak için .kedi vs diyerek ses çıkarıp hamleler yapıyoruz..
Nafile..
Kediler kararlı
İkide bir saldırıp, kaçıyorlar..
Ama bir, bir buçuk metreye pusu kurup bekliyorlar.
Baktım kurtuluş yok..
Çiti geçerek duvardan atlayınca kediler daha da geri çekildi..
............
Evet, yanılmamışız.Kırlangıç..
Hiç hareketsiz duran hayvancık, çok hırpalanmış..
Gözkyüüznde süzülürken nasıl oldu da niçin aşağı indi..
Bilmiyoruz..
Yulardan ilgi ile izleyen komşulardan poşet ve su rica ediyoruz.
Geç kalıp, hayvancık ölecek diye de ödümüz kopuyor.
Biraz gecikmeli de olsa sarkıtıyorlar..
Suyu üstüne, ağzına gelecek şekilde başına dökünce Kırlangıç iyice hareketleniyor ancak mecalde kalmamış.
Orada bıraksak, kediler yine gelecek..
Bişey de yapamıyoruz.
Can çekişmesi de hoş değil.
Poşete sarıp elimize aldığımızda kalp atışlarını hisediyoruz..Belli ki ölmemiş.
Her nedense kediler saldırınca hereket eden onları korkutan kuş, bizim elimizde hiç am hiç çabalamıyor..
.............
En iyisi kedilerden uzaklaştırmak..
Alıp teresa çıkarıyoruz..
Yine su veriyoruz..Sudan uzaklaşıyor..
Muhabbetin yeminden ikram ediyoruz.
Tenezül dahi etmiyor..
Bıraktığımızda pestil gibi, yatıyor.
Acaba karnlıkdan mı korkuyor..Bilmiyoruz..
Işığı söndürüp, suyla ıslattığımız için üşümemesi içinde bir bezi üztüne koyarak kendi haline bırakıyoruz.
..............
Temcit vakti..
Sahurda bakıyoruz..Hala canlı..
Üstüne koyduğumuz bez iyice vucudundaki suyu çekip ıslanmış..
Bezi değiştirip, istirahatına bırakıyoruz.
Fecir …
.Şafak sökmekte..
Sabahh ezanı okunuyor.
Yanlara rasgele açılmış kanadından tutunca, gayri ihtiyari çekiyor..
Hala canlı..
Sırtına örttüğümüz bezi değiştirip, kendi haline terk ediyoruz.
Zira ne yapmak gerekir, ne yer, ne içer bilmiyoruz
Tek yapabildiğimiz, kedilerden uzaklaştırıp tehlikesiz yere getirmek..Su verip önüne yem koymak..
Çaresizce sonucu beklemek.
Umarız , bu göklerin özgür kuşu, zorunlu misafir güç bulur , kendine gelir
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Saat 7 suları
Ben bu notu ilave ederek çıkıp baktığımda bizim misafir; yerinde yok..
Sağa sola baktım..
Görünmüyor..
Demek ki kendinde güç buldu..
Sevindirici bir durum..
Belki çiçek sandıklarının altına gizlenmiş olabilir..
Yoksa .. Bu defa da Karga mı götürdü?
Ya da uçup gitti..
Dağın kuşu bağa yar olacak değil ya.
İnşallah sıhat içinde hürrüyete uçmuştur..
Gizlenmişse elbet çıkar..
Bakalım; neyler...
...............
Teras da ki tüm malzemeleri yer değiştirip baktım..
Yok..Yok.Yok..
Ya uçup gitti
Ya da kargalar icabına baktı.
Ancak karga kapsaydı sağda solda hiç değilse tüyleri olması gerekirdi.Bir iz yok..
............
Bu arada internete girip Kırlangıçlarla ilgili çok malumat edindim.
Ve bizim misafirin yavru olduğunda öğrenmiş oldum..
2 Haziran 2018 Cumartesi
Resimleri gören, İstanbul’dan yeğenim
“
Dayı O Ebabil”, demez mi?
Meğer EBABİL ziyarete gelmiş.
Ve gece böyle yapar, gündüz gidermiş..
Öğrendik ancak çok geç oldu.
....






